Ana Sayfa      Muğla      48Tatil      Siyaset      Tarım      Alışveriş      Sağlık      İlçelerden Haberler      Otomotiv      48 gayrimenkul      Spor   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Uzm.Dr Burhan Burhanoğlu - haberlykia@gmail.com
KÜÇÜK YÜZLERDEKİ BÜYÜK HÜZÜNLER: ÇOCUKLUK DEPRESYONU HÜZNÜN YAŞI YOK !!
22 Aralık 2015 - 822 okunma


Depresyon çoğunlukla yetişkinlere özgü bir hastalık olarak bilinse de yapılan araştırmalar çocuk depresyonunun önemli bir orana sahip olduğunu göstermektedir. Çocuk depresyonunun en önemli belirtilerinden biri suçluluk duygusudur. Depresif çocuk kendini üzgün, mutsuz, neşesiz, çaresiz ve sıkıntılı hisseder. Ancak bu duygularını açıkça ifade edemeyebilir. Çünkü bu olumsuz duygularını tanımlayacak yeterli sözcük dağarcığı yoktur.
Çocuklarda gözlenen depresyon belirtileri, erişkindekilerden faklı olarak başağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı, halsizlik gibi bedensel yakınmalar şeklinde daha fazla görülür.

Çocuklarda gözlenen depresyon belirtileri şunlardır
- Konsantrasyon ve dikkat bozukluğu
- Ders başarısında düşme ve derslerine karşı ilgi azlığı
- Değersizlik düşünceleri
- Özgüven kaybı
- Çabuk ve sık ağlama, alınganlık duygularında artış
- Çevreye ilgide azalma, yalnızlığı ve kendi kabuğuna çekilmeyi tercih etme
- Sevilmediği düşüncesi
- Uyku bozuklukları, iştah azalması
- Mutsuz yüz ifadesi
- Eskiden zevk aldığı şeylerse mutlu olamama
- Oyun oynama ve merak davranışında  azalma
- Merak duygusunda azalma
- Gece korkuları
- Alt ıslatma
- Sık hastalanma  (bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle)
Depresif çocuklarda eskiden severek ve isteyerek yaptığı işlere karşı ilgi azalması görülür, oyunlarından eskisi kadar sevk almaz. Çabuk öfkelenir, huzursuzdur ve ani tepkiler verir. Önceden sakin ve uyumlu olan çocuk basit olaylara sinirlenmeye, kızmaya, bağırıp çağırmaya ve tepki göstermeye başlar.
Depresif çocukların halsizlikten ve yorgunluktan şikayet ettikleri sık sık görülmektedir.  Düşünceyi yoğunlaştırmakta güçlük çektikleri ve odaklanma problemi yaşadıkları için bir konuyu anlamakta zorlanırlar. Okulda dersi takip edemez, masa başına oturduklarında dersle ilgilenemezler. Kafaları çok karışık olduğundan, adeta ne düşündüklerini dahi bilmediklerinden şikayet ederler. Karar vermede güçlük çekerler. Bir işe başlamakta ve devam ettirmekte zorlanırlar. Düşündüklerini ve hissettiklerini toparlayıp kelimelerle ifade etmekte güçlük çekerler. Ödevlerine karşı ilgisizdir ve ders çalışmak istenmezler. Öncesinde başarılı bir öğrenci olmasına karşın ders başarısında belirgin bir düşme gözlenir.
Özellikle okul öncesi dönemi çocuklar da, bedensel yakınmalar depresyon belirtisi olabilir. Örneğin baş ağrısı, karın ağrısı eklem ve kas ağrıları, bulantı ve kusma gibi bedensel belirtiler depresyona bağlı olabilir. Depresif çocuklar yaşamı değersiz gereksiz ya da dayanılmaz bulabilirler. Sonunda “ölsem de kurtulsam” düşüncesi hakim olur ve ölüm istenir. Bu düşünceyle çocuk intihar girişiminde dahi bulunabilir.
Dışarıdan bakıldığında çocuk mutsuz ve üzgün görünür. Ancak küçük çocuklar sözel iletişimi yeterince gelişmemiş ve kelime hazineleri yetersiz olduklarından duygularını rahatlıkla ifade edemeyebilirler. Dolayısıyla duygularını anlatıp ve ifade biçimlerinden çok oyun ve çizdikleri resimlerle açığa vurulur. Depresif çocukta kendini suçlama eğilimi belirgindir. Örneğin annesinin hastalığından ya da babasının işlerinin iyi gitmemesinden kendilerini sorumlu tutar.
Çevresel stres faktörlerinin çocuğun depresyon geçirmesini kolaylaştırıcı etkisi vardır. Sevdiği ve bağlandığı birinden sık sık ayrı kalmak,  büyük bir kayıp yaşamak ve özellikle anne babasını kaybetmek çocuklarda depresyona yol açabilir.
Çocuklarda depresyon tedavisinde ilaçlarda ve psikoterapiden yararlanılmaktadır. Psikoterapi yöntemlerden oyun tedavisi, destekleyici tedavi ve davranışçı tedaviler uygulanabilmektedir. İlaç tedavisi ile psikoterapi yönteminin birlikte kullanıldığı durumlarda tedaviden alınan sonuçların daha faydalı olduğu bilinmektedir.. Diğer taraftan depresif çocukların anne ve babalarının dikkat etmeleri gereken bazı noktalar vardır bu çocuklar zaman zaman sinirli, hırçın ve huzursuz olabilirler. Bu ruh halinin anne ve baba tarafından sabırla ve anlayışla karşılanması ve çocukla çatışma oluşturacak tutum ve davranışlardan uzak durulmalıdır. Davranışları nedeniyle suçlanan ve cezalandırılan çocuklar, aslında kendilerinde var olan suçluluk duygusunu daha yoğun yaşarlar. Bu durum onların daha fazla içe kapanmasına neden olur.
Annesinden uzun süre ayrı kalmak zorunda olan yeni doğana ilgi ve sevgi gösterilememesi dahi bebeğin içe kapanmasına, çevresine karşı ilgisizlik geliştirmesine, huzursuzluk ve beslenme sorunları gibi depresyon belirtileri göstermesine neden olabilir.
Sağlıklı Günler Dilerim
Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu
Psikiyatrist & Psikoterapist
www.fethiyepsikiyatri.com
 

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Uzm.Dr Burhan Burhanoğlu Diğer Yazıları

06 Ekim 2015 - OKUL KORKUSU VE ANNE BABALARA ÖNERİLER
09 Eylül 2015 - ÇOCUKLARDA KAKA KAÇIRMA PROBLEMİ ( ENKOPREZİS)
08 Ağustos 2015 - YAZ TATİLİNİ ÇOCUKLARLA DAHA NİTELİKLİ YAŞAYABİLMELERİ İÇİN ANNE BABALARA ÖNERİLER
04 Ağustos 2015 - YEME BOZUKLUKLARI
09 Temmuz 2015 - PARANOYA
09 Temmuz 2015 - ALKOL BAĞIMLILIĞI
15 Haziran 2015 - Karne ve Hissettirdikleri
15 Haziran 2015 - Obsesif Kompulsif Bozukluk TAKINTI HASTALIĞI
15 Haziran 2015 - ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ
15 Haziran 2015 - OTİZM
15 Haziran 2015 - ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN TİK BOZUKLUKLARI
15 Haziran 2015 - DEPRESYON NEDİR?
Anasayfa | Bodrum Belediyesi
Flaş Haber : Muğla’da gayrimenkule Dair Her şey sloganı ile yola çıktık.
CH
UA-49233593-1